11 Nisan 2008 Cuma

G A P Türkiye'de


16 milyar dolar cirolu Amerikalı Gap’ı Türkiye’ye getirmek için son 2 yılda 100 şirket başvuru yaptı.

Marks & Spencer’daki başarısı sebebiyle Fiba Holding tercih edildi. Türkiye’de 2008 sonuna kadar 15 Gap, 3 Banana Republic mağazası açılacak. İstanbul’daki iki mağaza iki günde 16 bin ziyaretçi çekti.

Rahat Amerikan stilini temsil eden 16 milyar dolar ciroya sahip dünyanın en büyük hazır giyim markalarından Gap’ı, son iki yılda Türkiye’ye getirmek isteyen 100 şirket ABD’deki merkeze müracat etti. Marks & Spencer’ın dünyadaki en büyük franchise’ı olan ve markayı Türkiye’nin yanı sıra Rusya ve Ukrayna’ya da taşıyan Fiba Holding, 99 rakibini geçerek, Gap’ı sonunda Türkiye’ye getirdi. Türkiye’de 2008 sonuna kadar 15 Gap, 3 Banana Republic mağazası açacak olan Fiba’nın, İstinyePark’taki iki mağaza, iki günde 16 bin ziyaretçi çekti. Fiba Holding Perakende Grubu Başkanı Oya Sener, Fiba’nın Marks & Spencer ile uluslararası bir başarı yakaladığını, dünyanın büyük kısmında bilinen başarılı bir perakendeci olduğunu söyledi. Sener "Türkiye’den müracat eden 100 firman incelendi. Bilinirliğimiz; Türkiye, Rusya, Ukrayna’daki başarımız ve finansman gücümüz Gap’a güven verdi. Mayıs 2007’de anlaşmayı imzaladık" dedi.

Asıl plan 2008’de: 3 Kasım’da İstinye Park’ta biri kadın-erkek giyim, diğeri çocuk-bebek olmak üzere iki mağaza açan Gap, 2007 yılı sonuna kadar 5 farklı lokasyonda 7 mağaza daha açacak. Mağazaların çoğu Capacity-Bakırköy, Meydan-Ümraniye, Panora-Ankara olmak üzere alışveriş merkezlerinde ay sonuna kadar açılacak. 2008 yılında da 8 mağazalık plan yapan Gap, böylece 2008 sonunda 15 mağazaya ulaşacak. Oya Sener, ciro hedeflerin 2008 yılında mağaza performansları görüldükten sonra belirleneceğini anlatarak, asıl büyük planların 2008 için yapılacağını söyledi.

Bağdat'ta amiral gemisi: 20 Kasım’da Bağdat Caddesi’nde açılacak olan 1500 metrekare büyüklüğündeki Gap mağazasıyla ilgili Sener şu bilgileri verdi: "Hem Amerika hem Türkiye için özel bir mağaza olacak. 1500 metrekare satış alanı ile bina tüm kategorilere sahip olacak. Bu mağaza tüm franchise’lar içinde bir amiral gemisi niteliğine sahip." 1969 yılında Doris ve Don Fisher’in kurduğu marka, Amerika dışına 1987’de Londra mağazasıyla çıktı.



Şimdi birkaç şey dikkatimi çekti, tebrik ediyorum sonunda GAP'i getirdiler, bugün GAP yarın bir başkası. Tamam büyük markalar büyük işler başarmışlar marketing için iyi örnekler de 16 Bin kişinin ziyaret ettiği İstinye Park'ın ilk günkü cirosunun 135.000YTL olduğunu söylesem ne düşünürsünüz. Hadi onu da geçtim 2 günde 16 bin kişi ne demek! Derler ya bedava mı dağıtıyorlar be kardeşim.(gerçi o da deil 135bin bedava değil yani) Sonuç olarak insan düşünmeden edemiyor acaba bu iyiye mi yoksa kötüye mi işaret? Olumsuz olarak düşündüğüm şeyi açıklayayım. Pazarda bu hep böyle daha önce de çok örneklerini gördük. Artık trend mi dersiniz IN&OUT mu taze mi bilemem. Beni düşündüren piyasanın bu mantıkla işleyerek dönemsel çıkışlarla yürümesi. Şirket ne kadar büyük olursa o denli iyi başlıyor sonra düşüş sonra da sabit ve ilkgünlerini aratan bir satışlarla geçiyor. Tabi herkes bişeyler düşünüyordur ama işi biraz daha geniş düşünüp ona göre çözümler bulmaya çalışmalıyız artık bence. Örneğin Mayıs ayından itibaren Nişantaşı'nda "Beyaz Geceler" düzenlenicek. Gündüz gezdiğiniz çarşı pazar aynen gece de açık olacak. Neymiş gündüz vakit bulamayan insanlar ve gece alışveriş yapmanın zevkini tatmak ieteyenler için yapılacak günlerMİŞ!! Hadi olsun bizim derdimiz o değil zaten. Ama helal olsun öyle ya da böyle en azından uğraşıyor adamlar canlandırmaya çalışıyor. Yok domates festivali yok tarihteki ilk savaş şehri yok bilmem ne hikayeleri uyduran o ünlü avrupa şehirlerinin yaptığı da çok farklı değil zaten ama herkes bu yüzden turlarla gidiyor. Neyse çok uzattım GAP geldi hoşgeldi..

30 Mart 2008 Pazar

ÖĞRENCİ HALLERİ

Şimdi bunların pazarlamayla ne alakası var diyebilirsiniz. Ben kendi adıma birkaç tespitte bulundum. Lakin 2003 yılından beri üniversite de okuduğum için :) iyi kötü bir sürü tecrübem oldu. Yeri geldi bunlardan bile beter durumlara düştük ama aç da kalsak açıkta da kalsak iki şeyi herzaman bulduk biri sigara biri de bira. Sigara&bira denilince akla ne geliyo tabi ki EFES ve Marlboro. Sonuç olarak marka olmak böle bişey işte (ya da bağımlılık) ölsen gebersen olmadan olmuyo :))







ARABA REKLAMLARINDA NEDEN ERKEKLER KULLANILMAZ?

Gecenin bilmem kaçı, zaten Fenerbahçe'ye de yenildik telefonu da kapattım doğal olarak.(tebrik ediyoruz fakat yorum yapmıyorum) Böyle bi gecede sınava çalışmaya çalışırken biraz ara veriyim dedim. İlla kitap defterle çalışmak olmaz biraz da netten bakıyım dedim pazarlamaya. Nerden baktım bakmaz olaydım bu nedir böyle!! Melike hocamız hep der pazarlama herşeydir diye. Hocam çoook haklısınız. İşte en büyük kanıtı















































23 Mart 2008 Pazar

Godiva Ülker çatısına girdi



Dünya'nın önde gelen lüks çikolata markası Godiva, Ülker'in de sahibi olan Yıldız Holding bünyesine 18 Mart itibariyle resmen katıldı. Yıldız Holding'in Aralık 2007'de dünyanın lider premium çikolata ve çikolatalı ürünler markası Godiva'yı almak için Amerikalı Campbell Soup ile yaptığı anlaşmada, yasal işlemler tamamlandı. Yıldız Holding ve iştiraklerinin, Godiva için Campbell Soup'a yaptıkları 850 milyon dolar ödemenin bir kısmını öz sermaye ile bir kısmının da krediyle gerçekleştirdiği, Yıldız Holding ve iştiraklerinin, Citibank ve ABN Amro eşliderliğinde ve 16 banka tarafından yüklenilen, 5 yıl vadeli sendikasyon kredisiyle finansmanın önemli bir bölümünü sağladığı bildirildi. Yıldız Holding'in, 2007 yılı sonu itibariyle yaklaşık 500 milyon dolar cirosu olan Godiva'yı da bünyesine katarak, dünya çikolata sektöründe önemli bir gelişmeye imza attığı belirtildi. Yıldız Holding, Godiva'yı Jim Goldman'ın başkanlığında bağımsız bir şirket olarak konumlandırdı. Goldman'ın Godiva'nın global operasyonlarını yöneteceği bildirildi.

22 Mart 2008 Cumartesi

Geçenlerde e-mail adresime bir slayt geldi. İlk önce paylaşmak istemedim ama içim de rahat etmedi. Doğruluğundan emin değilim. Ama mahkeme kararından bahsediyor ve tarih veriyor. Gösterdiği delilleri ve anlatılanları bir de siz öğrenin istedim. Yorum size ait. İster inanın, ister inanmayın.

Türkiye'de hatta, dünyada ilk kez *15 Eylül 2006* günü Coca-Cola'ya karşı, içeriğini açıklaması için Antalya Tüketici Mahkemesinde dava açıldı...

Açılan davada, merkezi Atlanta'da olan ve *1886* yılında Eczacı Dr. John S.Pemberton tarafından faaliyete geçen Coca-Cola, 120 yıllık geçmişi ile *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* dediği sırını açıklayacak mıydı? 19 Mart 2007 tarihinde açılan davanın 3. duruşması yapıldı.

Sıkı durun şimdi. Bu *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* denilen gizli sır açıklandı ama Türkiye'deki ve dünyadaki çoğu basın-yayın organları çok fazla ciddiye almadı."O büyük bir kuruluş, uğraşılmaz" anlayışı, davanın nedenlerini mercek altına alınmasına engel oldu.

Ne de olsa Coca-Cola'nın büyük oranda reklam bütçesi vardı.

İstedikleri her türden *değerler* ile oyun oynayacaklar. Ayıbı kendileri yapacak, fakat siz yalnızca tüketici olacaksınız. Sesinizi çıkartmayacaksınız. Soru sormayacaksınız.

İşte Coca-Cola’nın gizli sırrı.

Coca-Cola özütü diye gizli tutulan formül aslında bir böcek çeşidinin (Cochineal) ezilmesi ile elde edilen sıvıdır.

Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksika'da yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir.

Kaktüs bitkisine kene gibi yapışarak hayatını sürdürür.



Kaktüsteki böcek larvaları!!!!!


Cochineal böceği için özel tarlalar kurulur. Aşağıdaki Bir Cochineal böceği tarlasıdır.


Bu böcekler ve larvaları, Meksikalı köylüler tarafından toplanır.....


Ezilmiş bir Cochineal böceği ve suyu çıkarılmış bir sürü böcek. Bu böceğinin dişilerinden veya yumurtalarından çıkartılan bir boya pigmentine Karmin denir.


Cochineal kurutulmuş hali… Kuru üzüm gibi demi, ama bu böcek kurusu!!!


Köylüler tarafından kurutulmuş ve dövülmüş Cochineal


Köylüler;kendi ihtiyaçları için Aztekler’den kalma klasik yöntemlerle, böceğin özütünden dünyanın en güzel renklerinden biri olan, "carmine" i üretirler.


Aztekler ve Latinler, böcekten elde edilen bu boyayı, ip boyamada kullandılar.


Carmine Pigmenti.....


Ve ezilerek suyunun çıkarılmış hali.

İşte bütün kolaların özütü bu. Markası önemli mi?





Önce Hindistan Yüksek Mahkemesi, Cola'nın sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle yasaklanması yönünde bir adım attı. Arkasından Letonya'da ilköğretim okullarında Coca-Cola ve Pepsi yasaklandı. İngiltere ve Ukrania'da bazı okullarda yasaklandı.

Ülkemizde de özel olarak İstanbul Gösteri Sanatları Merkezinde de yasaklandı.

Şimdi yazacağım hikaye ne derece doğru bilmiyorum. Çünkü delil gösteremiyorum. 23 yıl kola fabrikasında çalışan birisinin naklettiği iddia edilen bir hikaye.

malumunuz kola denilen içeceğin en temel hammaddesi meyan köküdür ve meyan kökü ile beslenen canlılar arasında fare de bulunmaktadır. büyük şirketler tonlarca üretim yaptıkları için kepçelerle toplamaktadırlar meyan köklerini. Tonlarca topladıkları için de fareleri ayıklamaya uğraşmamakta, daha doğrusu uğraşamamaktadırlar.

Bu yüzden de meyan köklerini içindekilerle beraber preslemekte. Sadece kalan deri, ayak, bacak parçalarını elekten geçirerek ayıklamaktadırlar.

Meyan köklerinin suyunun yanında farenin kanı, mide özsuyu vs. gibi sıvılar da karışmakta renk siyah olduğu için estetik açıdan bir sorun olmamaktadır.

Tabi kola üretimi yapan şirketin kimyasal yöntemlerle bunu sağlığa zararsız hale getirme ihtimali de var...

Bu olayı anlatan kişi çalıştığı 23 yıl boyunca bir bardak bile kola içmemiş. Sonrasını bilmiyorum.

Cochineal böceğinin suyu yani Karmin, Musevilerden ‘kosher sertifikasi’ alamadığı için ticari olarak önemli bir engelle karşı karşıya bulunmaktadır. Müslümanlarda da Hanefi fıkıh alimlerince haram olarak değerlendirilmektedir.

İnternette http://tr.wikipedia.org adresinden de Cochineal yazarak arattınız mı aynı bilgilere ulaşabiliyorsunuz.

Hala içmek isteyenler varsa, bu bilgiyi kulak arkası yapabilirler. Ama, hiç değilse söz dinleyecek yaştaki çocuklarımıza kola yerine "halis" meyve sularımızdan, sütümüzden, ayranımızdan içirelim. Kolasız günlere...

Bundan sonra; su iç, soda iç, ayran-limonata iç....Ya da,ne yapalım...Cola da iç... Milyonlarca insan yanılmış olamaz...Milyonlarca böceğin yanılmadığı gibi...

21 Mart 2008 Cuma

Dad, I'm gay! Excellent!!..


Vodafone reklamları yeni versiyonlarıyla devam ediyor, Telsim'den bu yana yaptıkları en iyi kampanya oldu bu.
-Anne ben Afrika'ya taşınıyorum.
-Çok uzak!
-Siz kardeşsiniz evlenemezsiniz.
-Rezalet!
versiyonlarından sonra aynı güzellikte devam ediyor seri.
-Beşizimiz olacakmış aşkım.
-Çokmuş yav!
-Aslan kaçmış müdürüm.
-Çaktırma!
İngiliz Vodafone'dan uyarlanma kısa, vurucu reklam spotları bunlar. Bu kadar hoş, ince düşünülmüş, espirili reklam serisinde, kızın, "Baba ben okulu bıraktım, dansöz olacağım" dediği, babanın da "Mantıklı" yanıtını verdiği versiyon "Kötü örnek oluyor" eleştirilerinden sonra yayından çekilmişti.
Türkiye bu küçücük espiriyi bile anlamayıp çok ciddiye aldı. Oysa İngiltere Vodafone reklamlarında nediyaloglar kullanılıyor;

-Dad, I'm pregnant.
-Oops!

-Dad, I'm gay!
-Excellent!

Ben de ilk okuduğumda oha demiştim ama reklamı bulup izlediğimde gerçekten hoş olmuş, gerçi bunun gibi bi konuyu Türkiye'de espiri olarak kullanmak pek akıl işi değil gibi...

9 Mart 2008 Pazar

Godiva'yı alan Ülker 10 milyar dolara koşuyor :)

Dünyaca ünlü çikolata markası Godiva'yı satın alarak küresel marka olma yönünde önemli bir adım atan Ülker grubunun ana şirketi Yıldız Holding 2008 yılında 10 milyar doların üzerinde ciro hedefliyor. Yıldız Holding yurtdışı yatırımlar iş geliştirme ve ar-ge grup başkanı Zeki Ziya Sözen "Bizce 10 milyar dolar sınırını geçmek, dünyada büyük bir şirket algısı yaratmak için çok önemli, bunu başaracağız" dedi 2007 yılında Godiva hariç, satışlarını bir önceki yıla göre %21 artışla 10.9 milyar YTL ye çıkardığını vurgulayan Sözen, aynı dönemde vergi sonrası karın ise 635milyon YTL olarak gerçekleştiğini kaydetti. Sözen, 2007 de 664milyon YTL lik ihracat ve 427milyon YTL lik yatırım yaptıklarını, çalışan sayısının ise 25 binin üzerine çıktığını söyledi.